Ana içeriğe atla

Asimetrik

feri gitmiş gözlerinde nedir sakladığın?
yine hangi düşüncelerini akıttığın dumanını islatıp çöpe atıyorsun kimse görmeden?
hangi körlüğüne kızıyorsun her gece?
kötü kötü , iyi değil.
bir davul , bagetlerin ahengi nasıl okyanusuna dalga oluyor?
evindeki hangi nesne enerjini sömüren?
ve sen yine başlıyorsun birilerinin ağzından konuşmaya?
zaman öyle bir şey ki sıkıştırıp küçültemiyorsunda geleceğin gelmesi için
bekle bekle bekle bekle bekle
ilk defa asimetrik bekliyorsun bu sefer. 5 kere. çift sayıyla değil.
bak yine yaptın. başkası , bir başkasısın ama bir o kadar da sensin herflerin ucundaki.
ilk defa ilhamını almıyorsun mutsuzluktan.
her ne kadar simetrik olsan da devrik cümlelerinin içine sıkıştırıyorsun onu istemsizce.
ne bu şimdi?
sanatsal mı?
bir anka kuşu musun gerçekten?
kanatları olmayan bir dinozoru sırtında taşıyabilir misin?
kocaman bir dinozoru
Düşünsene sağ kalmayı başaranlar biziz.
Bu soyun temsilcileri.

Ah ah ne ikna edici bir intihar biçimidir şimdi seninle göz göze gelmek..
 Diyordu ya cemal bey.
Ölmek istiyorum o zaman.
Sonsuza dek ölmek istiyorum
Çay bardağında bırakılan dudak payı kadar bile uzak kalmak istemiyorum celladıma.
Perec kitaplarının klişesi , hayal katili odalarda dokunmak istiyorum kalın tırtıklı ve sert derine.
Rüzgarı, yağmuru öğrenmek istiyorum hiç bilmiyormuş gibi.

kimsin sen?
Nasıl farketti gözlerin etrafımdaki binlerce bilgi tozunu?
nasıl titrettim kanatlarımı sana uçmak için küsmüşken bu dünyaya?
Yüzünün her zerresini ezberleyen parmak uçlarım dokunmaya başladığından beri bana hiç olmadığım kadar serbest ve asimetriğim.
Ben seni tanıdığımdan beri serbest ve asimetriğim.
Kimsin sen?
Tatil öncesi bavulumu hazırlarken keşfettiğim müzik grubunun adını mırıldandığı biri misin gerçekten?




Yorumlar

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Monotonlaşan günlerden uzak

Bugünleri özlemeyecek kadar çok sokacağım artık hayatıma.Bugün monotonlaşan günlerden uzak!
Bir sene önce muhabbetlerimiz aynı , mekanımız merdivenlerdi bizim.Ancak uzun soluklu bir ara vermiştik bu konuşmalarımıza.Bırakın bu konuşmaları ilişiğimiz tamamen kesilmişti bizim.Son zamanlardaki konuşmalarımız ise özelliğini büyük ölçüde yitirmişti.Ancak bugün o solmakta olan çiçeği tekrar suladık biz...

Çoğu insan aslında atmayan bir kalbe sahip olduklarının farkında değiller.Herbiri teker teker teslim olmuşlar olağanlıklara.O kadar normal karşılamışlarki kendi normalliklerini , sorgulamamışlar ne yapıyorum diye.İnsan büyük ölçüde teslim olmuş bu düzene.Uçları yok etmiş kafasında , çoğunluğun seçtiğinin de bir uç fikir olduğunu unutarak.Kendiyle çelişmiş kısaca yaşamı boyunca.Çoğunun gözünden kaçan şey gerekliliklerin sürekli istekleri erteletmesi.Peki ya soruyorum bu kadar çok yakınan varken hayattan neden kimse harekete geçmiyor?Sorumluluklar yüklenmiş hepimizin sırtına.Yollarımızı şaşı…

Ufkabakan

Bilmiyorum, bütün kusurları örttüğü için seviyorum geceyi belkide. Yüzümün çizgilerini gizlediği için.
Tüm fikrimi, benliğimi, düşüncelerimi su yüzüne çıkardığı için belkide...
Kim bilir?

Kafa'm bi dünya

Merhabalar;
Blogger olma yoluna başkoymamı , geç de olsa keşfettiğim güzel bir dergi ile resmiyete dökmek istedim.Öncelikle bu dergiyi nasıl bulduğumu anlatmak istiyorum.Malum okul durumum nedeniyle okuduğum şehir ile oturdugum şehir arasında bir kaç yıl savrulmak zorunda olan bir kızım.Yine bir İstanbul yolculuğumda , Harem'de inip Beşikta'a giden iskeleye giderken köşede gördüğüm küçük büfeye başka bir şey almak için gitmiştim.Sol tarafı süsleyen bir çok dergi kapağı arasında daha ilk girişimde gözüme çarptı bu KAFA.Belki dikkatimi çekmesinin sebebi kapağındaki Özgecan'dı.Ya da bir önceki basımında kapağına Hrant Dink'i koyduklarını hatırlamamdı.Evet önceden de görmütüm ama yeltenmemiştim almaya.Aslında bu sefer de öyle olmuştu.Alacağımı alıp çıkmıştım büfeden.45 gece vapuru için dışarıda dakikalar sayarken , karşıya geçtiğimde arkadaşımla buluşacağım için içimde biriktirdiğim heyecanımı vapurda boş boş dalgalara bakarak dizginleyemeyeceğimi farkettim.Bir şeyle meşg…