Ana içeriğe atla

Kayıp Kişilik

Belki de haklıydı. Evet evet kesinlikle haklıydı. İçimizdeki birşeyleri kanıtlama çabası yitirmemizi sağlıyordu içtenlikleri. Kimi zaman kalabalık ama çoğu zaman yalnızız hepimiz. Yüzleşemediğimiz kötü benliğimizle yalnızız. Bazen başımızı yastığa koyduğumuzda kimi zaman da bir  bar köşesinde karşılıklı oturduğumuzda. Zor olan kabullenmek bugüne kadar hep farketmeden bilinç dışına ittiğimiz tramvaları. İşte bu yüzden yazıyorum  şimdi. Gerekli miydi diye soruyorum kendime, kendimi bulmak için bana yardım etmeleri. Üzerimde psikolojik çözümlemeler yapmaları. Yetersiz entellektüalize kayıp kişiliğim ben.  Tamamlanmamış düşüncelerim. Kayıtsız akışına bıraktım herşeyi bir süre. Ama şimdi yerimde duruyorum hiç bir ilerleme kat edemeden. Gerekli miydi tüm bunlar? Neyse. Yine kaçıyorum ben şimdi yine. Toparlayamıyorum cümlelerimi. Anlatamıyorum tam anlamıyla yine. Kayıp kişilik ben. Bazen hiç bulunamayacak olan. Bazen de köprüden önceki son çıkışa yaklaşıp yanlış yöne sapılan. Bulunacağım elbet bir gün.  Kabulleneceğim o taşı düşeceğini bile bile zirveye kadar taşımayı. İşte bir gün. Belki hiç bir zaman. Bilmiyorum. Ben yine bilmiyorum bir şeyler...

Yorumlar

  1. Simay hanim kayip kisilik 2 ne zaman cikiyor :)

    YanıtlaSil
  2. Simay hanim kayip kisilik 2 ne zaman cikiyor :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Monotonlaşan günlerden uzak

Bugünleri özlemeyecek kadar çok sokacağım artık hayatıma.Bugün monotonlaşan günlerden uzak!
Bir sene önce muhabbetlerimiz aynı , mekanımız merdivenlerdi bizim.Ancak uzun soluklu bir ara vermiştik bu konuşmalarımıza.Bırakın bu konuşmaları ilişiğimiz tamamen kesilmişti bizim.Son zamanlardaki konuşmalarımız ise özelliğini büyük ölçüde yitirmişti.Ancak bugün o solmakta olan çiçeği tekrar suladık biz...

Çoğu insan aslında atmayan bir kalbe sahip olduklarının farkında değiller.Herbiri teker teker teslim olmuşlar olağanlıklara.O kadar normal karşılamışlarki kendi normalliklerini , sorgulamamışlar ne yapıyorum diye.İnsan büyük ölçüde teslim olmuş bu düzene.Uçları yok etmiş kafasında , çoğunluğun seçtiğinin de bir uç fikir olduğunu unutarak.Kendiyle çelişmiş kısaca yaşamı boyunca.Çoğunun gözünden kaçan şey gerekliliklerin sürekli istekleri erteletmesi.Peki ya soruyorum bu kadar çok yakınan varken hayattan neden kimse harekete geçmiyor?Sorumluluklar yüklenmiş hepimizin sırtına.Yollarımızı şaşı…

Ufkabakan

Bilmiyorum, bütün kusurları örttüğü için seviyorum geceyi belkide. Yüzümün çizgilerini gizlediği için.
Tüm fikrimi, benliğimi, düşüncelerimi su yüzüne çıkardığı için belkide...
Kim bilir?

Kafa'm bi dünya

Merhabalar;
Blogger olma yoluna başkoymamı , geç de olsa keşfettiğim güzel bir dergi ile resmiyete dökmek istedim.Öncelikle bu dergiyi nasıl bulduğumu anlatmak istiyorum.Malum okul durumum nedeniyle okuduğum şehir ile oturdugum şehir arasında bir kaç yıl savrulmak zorunda olan bir kızım.Yine bir İstanbul yolculuğumda , Harem'de inip Beşikta'a giden iskeleye giderken köşede gördüğüm küçük büfeye başka bir şey almak için gitmiştim.Sol tarafı süsleyen bir çok dergi kapağı arasında daha ilk girişimde gözüme çarptı bu KAFA.Belki dikkatimi çekmesinin sebebi kapağındaki Özgecan'dı.Ya da bir önceki basımında kapağına Hrant Dink'i koyduklarını hatırlamamdı.Evet önceden de görmütüm ama yeltenmemiştim almaya.Aslında bu sefer de öyle olmuştu.Alacağımı alıp çıkmıştım büfeden.45 gece vapuru için dışarıda dakikalar sayarken , karşıya geçtiğimde arkadaşımla buluşacağım için içimde biriktirdiğim heyecanımı vapurda boş boş dalgalara bakarak dizginleyemeyeceğimi farkettim.Bir şeyle meşg…