Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Vaktinde Söze Dökülenler.

Şu zamana kadar süregelen tüm ruhsal durumlarımda hep dipte olmayı seçtim. Beynimi kemiren farelerin bıraktığı acıya alışmıştım artık. Bir yandan kendi kabuğuma çekiliyor bir yandan da içimde kopan fırtınalar yüzünden sığamıyordum kalıbıma. Yolda gözlerim kapalı yürürmüşçesine itiyordum kendimi somutluklardan. Uzaklaştıkça kendimi buluyordum içimde. Kendimi buldukça takatimi de kaybediyordum büyük ölçüde. Nietzsche'nin üst insanını bulmak için çabalamıştım hep. Gücünü toprak arasında gizleyen yüz yıllık ağaç kökü gibi ulaşmak istemiştim maneviyata maddiyat arasında.

"İnsan bir iptir ki üstinsanla hayvan arasına gerilmiştir.Uçurumun üstünde bir ip. Tehlikeli bir geçiş, tehlikeli bir yolculuk, tehlikeli bir geriye bakış, tehlikeli bir ürperiş ve duraksayış."

Arkamı dönmemek için zorlamamıştım hiç kendimi. Son insandan kaçışımı bastıramamıştım hiç bir zaman. Arkamı dönsem bile belki Nietzsche'nin dediği gibi duraksardım ama asla düşmezdim uçuruma. Dizlerim kanasa, elleri…

Örümcek Başlı Depresyon

Her yerimde bir uyuşukluk.
Ateş bir tek içimi ısıtamıyor.
Zoraki davranışlara esir olmamak için çırpınırken
Yine başım eğik, kaşlarımda aynı hal.
Bir kez olsun rahat bırakmıyor beni musibetler.
Korkularımla burun buruna ben.
Gözlerime yaşlar iniyor nispet yaparcasına.
Bilmem kaç ayaklı bu canavar
Bileklerimi kemiriyor sanki uzaktan uzaktan.
Gözlerimle büyütüyorum  cüssesini.
Usulca oynatırken bacaklarını irkiliyorum derin nefeslerimle.
Bu fobik hallerim yine bulaşıyor üstüme
Çıkmayan yağ lekesi gibi.
Ben kaçarken bir şeylerden
Burada yakalıyor beni uyuşukluk bu sefer.
İster istemez girdabına kapıldığım bu hayat
Çırpınmalarıma aldırış etmiyor.
Gücünün farkına vardıkça daha çok atılıyor üstüme dalgalarıyla....

People are strange 
When you're a stranger.
Faces look ugly when you're alone
...

Whe you're strange 
No one remembers your name
...
Alright baby yeah!

People Are Strange
Rutin sıkılmışlıklara olan kastım içimi daha da sıkıyor.
Olmak isteyip olamadığım her yer lügatımda her kelimeyi teker teker söküp atıyor.
Mutsuzluğu ilham olarak aldığım yakın dönemde artık büyük ölçüde ilhamımı da kaybettim.
Ruh dinginliğimi doruk noktasına çıkaran isteklerimi derhal yaşamak istiyorum.
Bu karmaşık ruh hali ve somut gerekliliklerin arasında bir kitap sayfasına dokunuşum bile yetiyor fırtınalarımın dinmesine.
Takılmış plak gibi tekrarladığım tüm gereklilikler sürekli boğuyor beni....