Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ufkabakan

Bilmiyorum, bütün kusurları örttüğü için seviyorum geceyi belkide. Yüzümün çizgilerini gizlediği için.
Tüm fikrimi, benliğimi, düşüncelerimi su yüzüne çıkardığı için belkide...
Kim bilir?
En son yayınlar

Asimetrik

feri gitmiş gözlerinde nedir sakladığın?
yine hangi düşüncelerini akıttığın dumanını islatıp çöpe atıyorsun kimse görmeden?
hangi körlüğüne kızıyorsun her gece?
kötü kötü , iyi değil.
bir davul , bagetlerin ahengi nasıl okyanusuna dalga oluyor?
evindeki hangi nesne enerjini sömüren?
ve sen yine başlıyorsun birilerinin ağzından konuşmaya?
zaman öyle bir şey ki sıkıştırıp küçültemiyorsunda geleceğin gelmesi için
bekle bekle bekle bekle bekle
ilk defa asimetrik bekliyorsun bu sefer. 5 kere. çift sayıyla değil.
bak yine yaptın. başkası , bir başkasısın ama bir o kadar da sensin herflerin ucundaki.
ilk defa ilhamını almıyorsun mutsuzluktan.
her ne kadar simetrik olsan da devrik cümlelerinin içine sıkıştırıyorsun onu istemsizce.
ne bu şimdi?
sanatsal mı?
bir anka kuşu musun gerçekten?
kanatları olmayan bir dinozoru sırtında taşıyabilir misin?
kocaman bir dinozoru
Düşünsene sağ kalmayı başaranlar biziz.
Bu soyun temsilcileri.

Ah ah ne ikna edici bir intihar biçimidir şimdi seninle göz göze g…

Kuytu

Ellerim titriyor.
Söylenecek çok söz var. Susuyorum. Küfrün bini bir para halbuki içimde.
Düşünceler içinde kalabalık adımlar atıyorum rüzgarı yararak. Sırtlandığım onca düşünce yüzünden kamburum, kendimi bildiğimi sandığımdan beri. Çoğu akşam sırtımı yasladığım o bankta tartıyorum yine doğruyu yanlışı. Düzene oturtamadığım onca oluşum içinde berrak sularda yüzemiyorum her zamanki gibi. Baş ağrılarım, göz kapaklarımı ağırlaştırıyor yavaş yavaş.
Tanrı tükürüyor yüzüme bir yandan. Islanıyorum. İnancımdan geriye kalanlar hayallerimi kıran düşüncelerden ibaret olsa gerek. Yoksa Tanrıyı ağlatırdı parmak uçlarım. Mecalim yok gibi. Yüzlerce olgu arasında söze dökülen onlarca cümle bir kere bile kesinlik ifade edemezken konuşmak istemiyorum. 2+2' nin bile 4 etmediğini bilerek nasıl konuşabilirim. "anladım ki" ile başlayan ders almalı cümlelerimin gerçeklik paylarını hesaba katmadan benimsememin ardından başka bir durumda elime verilen doğrularım, karşımda duran yanlışlarımla dah…

Kayıp Kişilik

Belki de haklıydı. Evet evet kesinlikle haklıydı. İçimizdeki birşeyleri kanıtlama çabası yitirmemizi sağlıyordu içtenlikleri. Kimi zaman kalabalık ama çoğu zaman yalnızız hepimiz. Yüzleşemediğimiz kötü benliğimizle yalnızız. Bazen başımızı yastığa koyduğumuzda kimi zaman da bir  bar köşesinde karşılıklı oturduğumuzda. Zor olan kabullenmek bugüne kadar hep farketmeden bilinç dışına ittiğimiz tramvaları. İşte bu yüzden yazıyorum  şimdi. Gerekli miydi diye soruyorum kendime, kendimi bulmak için bana yardım etmeleri. Üzerimde psikolojik çözümlemeler yapmaları. Yetersiz entellektüalize kayıp kişiliğim ben.  Tamamlanmamış düşüncelerim. Kayıtsız akışına bıraktım herşeyi bir süre. Ama şimdi yerimde duruyorum hiç bir ilerleme kat edemeden. Gerekli miydi tüm bunlar? Neyse. Yine kaçıyorum ben şimdi yine. Toparlayamıyorum cümlelerimi. Anlatamıyorum tam anlamıyla yine. Kayıp kişilik ben. Bazen hiç bulunamayacak olan. Bazen de köprüden önceki son çıkışa yaklaşıp yanlış yöne sapılan. Bulunacağım elb…

Yetersiz

Yaziyorum.
yaziyorum defalarca.
Duruluyorum.
Duruluyorum sonra.
Oyle anlar geliyorki balkon koselerinde.. konusacak seyler birikmis icten ice.eseleyemiyorum topragi.karanlik icinde simsiyah bir siluet olustururken ben , kulagima fisildayan ilhamini bulmus o sarkilar , bir kadeh kirmizi sikisip kaliyor icime.gozlerimi yakan duman karisirken havaya hissetmek o ilhamlari yetmiyor bana.sondurup gidiyorum iste bazen , yarim kalmis sozler icin.deniyorum.deniyorum cikarmak icin icimdeki beni.iste boyle bazen. Tatsiz , islak , soguk.
Bir zamanlar yeterdi bana tum bunlar.simdi sen eksiksin biraz biraz

Vaktinde Söze Dökülenler.

Şu zamana kadar süregelen tüm ruhsal durumlarımda hep dipte olmayı seçtim. Beynimi kemiren farelerin bıraktığı acıya alışmıştım artık. Bir yandan kendi kabuğuma çekiliyor bir yandan da içimde kopan fırtınalar yüzünden sığamıyordum kalıbıma. Yolda gözlerim kapalı yürürmüşçesine itiyordum kendimi somutluklardan. Uzaklaştıkça kendimi buluyordum içimde. Kendimi buldukça takatimi de kaybediyordum büyük ölçüde. Nietzsche'nin üst insanını bulmak için çabalamıştım hep. Gücünü toprak arasında gizleyen yüz yıllık ağaç kökü gibi ulaşmak istemiştim maneviyata maddiyat arasında.

"İnsan bir iptir ki üstinsanla hayvan arasına gerilmiştir.Uçurumun üstünde bir ip. Tehlikeli bir geçiş, tehlikeli bir yolculuk, tehlikeli bir geriye bakış, tehlikeli bir ürperiş ve duraksayış."

Arkamı dönmemek için zorlamamıştım hiç kendimi. Son insandan kaçışımı bastıramamıştım hiç bir zaman. Arkamı dönsem bile belki Nietzsche'nin dediği gibi duraksardım ama asla düşmezdim uçuruma. Dizlerim kanasa, elleri…

Örümcek Başlı Depresyon

Her yerimde bir uyuşukluk.
Ateş bir tek içimi ısıtamıyor.
Zoraki davranışlara esir olmamak için çırpınırken
Yine başım eğik, kaşlarımda aynı hal.
Bir kez olsun rahat bırakmıyor beni musibetler.
Korkularımla burun buruna ben.
Gözlerime yaşlar iniyor nispet yaparcasına.
Bilmem kaç ayaklı bu canavar
Bileklerimi kemiriyor sanki uzaktan uzaktan.
Gözlerimle büyütüyorum  cüssesini.
Usulca oynatırken bacaklarını irkiliyorum derin nefeslerimle.
Bu fobik hallerim yine bulaşıyor üstüme
Çıkmayan yağ lekesi gibi.
Ben kaçarken bir şeylerden
Burada yakalıyor beni uyuşukluk bu sefer.
İster istemez girdabına kapıldığım bu hayat
Çırpınmalarıma aldırış etmiyor.
Gücünün farkına vardıkça daha çok atılıyor üstüme dalgalarıyla....